90’larda onların bebekliklerini tüm jenarasyon olarak yakından takip ederken bir anda stillerinin müptelası olduk. Çok iyi oyunculuk günlerinden sonra The Row ‘u yaratan muhteşem ikizlerimizden bahsediyorum. Ashley ve Mary Kate Olsen boho-chic tarzaları ile gönlümüzü çalıp, stil ikonlarına dönüşmeye başladıktan sonra moda kariyerleri de işte bu noktada başladı diyebilirz.

Yetenekli kız kardeşler bu işte sadece giyinerek başarılı olmadıklarını yarattıkları markaları ve kurdukları iş birlikleri ile bize tekrar tekrar ispat ettiler. The Row onların couture yüzlerini yansıtırken Elizabeth&James günlük dolaplarından ilham alan, vintage esintili parçalarla tasarım hayatına girdi. İkizlerin kişisel stilllerini analiz edecek olursak, şöyle sıralayalım.

Saçlar kesinlikle doğal hallerindeymiş gibi görünmeli ve daime sarışın olmalılar çünkü bu zaten doğal halleri. Krokodil baskılı hatta doğrusu timsah derisi çantaları, özellikle Hermes onların vazgeçilmezi. Boyfriend ve skinyy jean’ler olmazsa olmazları iken, salaş bir takım elbise her zaman ilk tercihleri. Kürk giymeye de bayılan ikizlerimiz, kesinlikle güneş gözlüksüz ven en büyük boyundan kahvesiz sokağa çıkmayı tercih etmiyorlar. Makosenler, sivri burunlu, vintage babetler ve stilettolar ayakkabıda ilk tercih. Kalabalık giyinmeyi seven Olsen’lar ın eksik etmedikleri diğer şey ise kesinlikle şallar. Giyecek başka bir şey kalamdı sanıyorum. Şimdi bu parçaları nasıl ustaca ve çabasız bir biçimde bir araya getirdiklerine bakın, sonuç etkileyici olmalı, değil mi?

Mary-Kate-Ashley-Olsen-Wearing-Birkenstocks

0

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *